Türkiye'nin saklı cennetleri
Tarihi ve doğal zenginliklerle göz kamaştıran Türkiye'de, bugüne kadar çok fazla dikkat çekmemiş ve az bilinen bir çok yer keşfedilmeyi bekliyor. İşte o saklı cennetler...
Suuçtu Şelalesi
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesi yakınlarında bulunan Suuçtu Şelalesi, sahip olduğu doğal güzelliklerle tam bir görsel şölen sunuyor. Bursa�ya 100, Mustafakemalpaşa'ya ise 20 kilometre uzaklıktaki Suuçtu Şelalesi, 38 metre yüksekten düşen suyu ve çevresindeki zengin bitki örtüsüyle adeta bir "doğa harikası" olarak yıllardır tatilcileri kendine hayran
Av ve doğa turizmi hazinesi Kocayayla
Bursa'nın tarihi oldukça eskilere dayanan Keles ilçesinde bulunan Kocayayla, av ve doğa turizmi ziyaretçilerini ağırlamak için gün sayıyor. Kocayayla Gediksiret mevkisinde belediyeye ait araziye "yap-işlet-devret" modeliyle ağaç evler inşa ediliyor. Doğayla iç içe inşa edilen ahşap evlerde, temiz ve serin havada tatil yapmak isteyen vatandaşlar konuk edilecek. Proje tamamlandığında Kocayayla, şehir hayatından sıkılıp tatilini doğayla baş başa geçirmek isteyenler için yeni bir alternatif olacak. Av ve doğa turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip Kocayayla, yakın bir tarihte doğayla başbaşa kalınabilecek yeni bir yaşam alanı olarak kapılarını açacak.
Koyları ve doğasıyla Karaburun
İzmir'in en küçük ilçesi Karaburun, yapılaşmanın görülmediği birçok koyu ve doğasıyla, Türkiye'nin bilinmeyen cennetleri arasında yer alıyor. İzmir ile arasındaki 130 kilometrelik yolun keskin virajlarla örülü olması nedeniyle ulaşım sorunları bulunan Karaburun, yarımada üzerindeki 1 belde ve 13 köyün merkezi konumunda. Güneyde Datça Yarımadası'na benzer coğrafi yapısıyla gizli cennetleri barındıran Karaburun Yarımadası, doğa harikası koy ve plajları bünyesinde barındırıyor. Karayoluyla ulaşımın olmadığı birçok koyu sadece tekne turlarıyla görmek mümkün. Bölge, bu özelliğiyle yaz sezonunun en canlı döneminde bile tenha kalmayı başarabiliyor.
Aşk acısını dindiren şelale
Ulus ilçesinde, mitolojik hikayeye göre, aşk tanrısı Eros'un, eşi Hera kendisini artık sevmiyor diye intihar eden Selamnos'un bedenini dönüştürdüğü şelaleden su içen, mendil ıslatan ya da yüzünü yıkayanlar, yaşadıkları aşk acılarından arınıyorlar. İlçeye bağlı Ulukaya köyündeki Ulukaya Şelalesi, çevresindeki doğa güzelliklerinin yanı sıra efsanesiyle de yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Eşinin kendisini sevmemesine üzülen Selamnos, Ulukaya'nın zirvesine çıkarak Hera'nın ismini haykırıp, kendisini boşluğa bırakır. Aşk tanrısı Eros, aşk acısının böyle sonlanmasını istemediğinden Selamnos�un bedenini yere değer değmez şelaleye dönüştürerek suyu kutsar. Kim şelaleden su içerse, mendil ıslatırsa ya da yüzünü yıkarsa Selamnos'un acıları azalır, içinde yeni ya da geçmişten kalma aşk acısı yaşayanlar da bundan arınırlar.
Ağaç müzesi Yenice
Tropik bölgeler dışında dünyada pek az ormanda görülebilecek kadar çok sayıda ağaç türünü barındıran Yenice ilçesi ormanları, adeta ağaç müzesi görümüyle görenleri cezbediyor. Uludağ göknarı, doğu kayını, sarı çam, karaçam, camiyanı karaçamı, kızılçam, Istıranca meşesi, Virgiliana çınarı, ceviz, dişbudak, kızıl ağaç, fındık, porsuk, yabani kiraz, gümüş ıhlamur, adi ıhlamur, akağaç, kızılcık, şimşir, ahlat, kontus defnesi, kurt bağrı, erguvan ve jasminum gibi çeşitli ağaç türlerinin yanı sıra bazı ağaçların olağanüstü çap ve boya ulaşan örneklerinin oluşu, zengin yaban hayatı potansiyeliyle bölge eşsiz bir ekosistem özelliği gösteriyor. Ormanların oluşturduğu oksijen kuşağı, kent turizmi için önemli kaynak gösterilerek, turizm bölgesi olmaya yönelik projeler üretiliyor
Kayacık vadisi
Mersin'in Erdemli ilçesine bağlı Limonlu beldesine 10 kilometrelik mesafede, sarp yoldan Toroslar'a doğru gidilerek ulaşılan Kayacık Vadisi, sık ağaç yapısı ve buz gibi akan çayı, "saklı cennet"i andırıyor. Eşsiz doğa güzelliği ile büyüleyen vadi, kendisini keşfedebilen tatilcilere doğa ile iç içe kuş sesleri arasında dinlenme olanağı sunuyor. Mersin merkezden 45 kilometre uzaklıktaki Limonlu beldesinden sonra Toros Dağları'na doğru 10 kilometrelik sarp yoldan gidilerek ulaşılan Kayacık Vadisi, Lamas Çayı'nın üzerini neredeyse kapatan sık ağaç yapısı ve çevredeki yüksek kayalıklarla adeta kendini gizliyor. Suya ve kayalara sık ağaçların arasından süzülerek yansıyan güneş ışınlarının da eklenmesiyle gizemli bir hale bürünen vadi, kendisini keşfedenlere ise doğa ile iç içe, kuş sesleri arasında dinlenme ve şehir yaşamının stresinden uzaklaşma olanağı sunuyor. Bu arada, tatilcilerin uğurlu olduğuna inanılan kayalıklar üzerindeki ağacın yanına gelerek dilek tuttuktan sonra vadiden ayrıldıkları gözleniyor.
Direkli Mağarası
Kahramanmaraş-Kayseri karayolunun 40. kilometresindeki Yukarı Döngel köyü sınırları içerisinde bulunan Direkli Mağarası da tarih meraklılarının ilgisini çeken merkezlerden biri. Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cevdet Merih Erek, mağarada ilk kez 1959 yılında Prof. Dr. Kılıç Kökten tarafından kazı çalışmalarının yapıldığını ve bilim dünyasına tanıtıldığını belirterek Yontma Taş Çağı�na ilişkin materyallere ulaşıldığını söyledi. Direkli Mağarası'ndaki kazının, Kahramanmaraş'ta 1959'dan bu yana yapılan Türklerin yaptığı ilk arkeolojik kazı olduğunu dile getiren Erek, "Kazılarda bulduğumuz bir ocak ve çevresindeki işlik yerleri sevindirici bilgiler sağlamıştır" dedi.
Doğu Karadeniz'in güzellikleri
Doğu Karadeniz doğal, kültürel ve tarihi değerlerinin yanı sıra henüz tam anlamıyla turizmin hizmetine sunulmamış varlıklarıyla da ilgi çekiyor. Trabzon'un batı sahilinde şehir merkezine 8 kilometre uzaklıkta Yıldızlı Beldesi sınırları içerisinde yer alan Sera Gölü, denize 2 kilometre mesafededir. Göl, 1950 yılında meydana gelen bir toprak kayması sonucunda oluşmuştur. Sera Gölü, hem doğal güzelliği hem de çevresindeki tesislerle ziyaretçilere güzel imkanlar sunuyor.
Doğu Karadeniz'in güzellikleri
Çal Mağarası, Düzköy ilçesinde bulunan bir yer altı su kanalı. Mağaranın girişi geniş olmakla birlikte giderek daralıyor belli bir uzaklıktan sonra genişlik 1 metreye kadar düşüyor. Tavan yükseklikleri kırık sistemlerine bağlı olarak büyük değişkenlik gösteriyor. Girişten sonra 200 metrede iki kola ayrılan mağaranın, sola ayrılan kolu yaklaşık 125 metre uzunluğunda. Bu kolun sonundaki odadan gelen suyun aktığı bir baca bulunuyor. Sağ kolun ulaşılabilen kısmı yaklaşık 300 metre. Bu kolun yaklaşık 60 metre ilerisinde küçük bir göl ve çağlayan yer alıyor.
Doğu Karadeniz'in güzellikleri
Giresun'da kısa bir süre önce keşfedilen Gölyanı Yaylası'nın Türkiye�de ekoturizmin gözdesi olacağına inanılıyor. Giresun Kültür ve Turizm Müdürü Emin Yılmaz, Yağlıdere ilçesi sınırları içinde yer alan Gölyanı Yaylası'nın, 50 dolayındaki otantik yayla evi, gölü ve ladin ağaçlarından oluşan ormanlık alanlarıyla görenleri büyülediğini belirtti. Yılmaz, bir süre önce doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Gölyanı Yaylası�nın Türkiye'de eko turizmin gözdesi olacağına inandıklarını ifade ederek, orman yoluyla ulaşımı sağlanan Gölyanı Yaylası'na yapılaşma yasağı getirildiğini kaydetti.
Doğu Karadeniz'in güzellikleri
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesi ile Ayder Yaylası arasında bulunan Tar Deresi Vadisi'ndeki birçok küçük düşümlü şelalenin yanı sıra, 250 metre yükseklikten akan Bulut Şelalesi�nin, seyir zevkine doyum olmayan bir görüntü sergiliyor Çamlışemşin'in Palovit Yaylas'nda bulunan ve yeşillikler arasında 15 metre yükseklikten akan Palovit şelalesi, Kalkandere'deki 16 metrelik Vandri şelalesi, İkizdere'deki 15 metrelik Manle ile 20 metrelik Cimil şelaleleri, Rize�ye gelenlerin mutlaka görmek istediği yerler arasında yer alıyor. Yine Çayeli ilçesindeki Ağaran şelalesi ile İkizdere'deki Gelintülü şelalesi, görülmeye değer şelaleler arasında bulunuyor.
Kırklareli'nin ayak basılmamış plajları
Kırklareli'nin Tekirdağ il sınırında ve Bulgaristan sınırına kadar uzanan kıyı şeridinde pek fazla bilinmeyen Kıyıköy, İğneada ve Panayır İskelesi plajları, şehir dışından gelenlerin uğrak yerlerinden biri oldu. 40-50 metre genişliğinde 10 kilometre uzunluğunda plaja sahip İğneada, karavan ve çadır turizmine de ev sahipliği yapıyor. Kıyıköy ve İğneada beldelerinde az da olsa otel ve pansiyonların bulunmasına rağmen, yörede turizm henüz istenilen seviyede değil. Kumsal ve ormanlık alanların bir arada olduğu Kırklareli sahillerinde dinlenenler, yeşilin her tonuna tanıklık ederken, güneşin ve denizin de tadını çıkarıyor. Gürültü kirliliğinden uzak Kırklareli'nin doğasını yaşamak isteyenler, kendi imkanları ya da günübirlik turlarla yöreye gelebiliyorlar.
Eğirdir Gölü
Göller bölgesinin merkezi konumunda olan Eğirdir, göl turizminden yaygın şekilde yararlanıyor. Uzun süreden beri turistlerin rağbet ettiği bölgede, sınırlı sayıdaki otel ve pansiyonlar turizm mevsiminde tamamen doluyor. Kovada Gölü Milli Parkı, Kasnak Meşesi Tabiatı Koruma Alanı, Çandır-Baraj çevresi, Eğirdir Gölü Hoyran kısmı, Burdur Gölü�nün Keçiborlu ilçesi sınırları, Beyşehir Gölü�nün Yenişarbademli ve Şarkikaraağaç ilçelerini kapsayan alanlar ise kuş gözlemciliği için elverişli alanların başında yer alırken, her yıl bölgeye İngiltere ve Fransa�dan kuş gözlemcileri geliyor. Kış aylarında Eğirdir Gölü'nde, küçük karabatak, Macar ördeği, elmabaş patka, tepeli patka, sakarmeke gibi kuşlar barınıyor. Burdur Gölü ise soyu dünya çapında tehlike altında olan dikkuyruklar için önemli kışlama alanı olarak gösteriliyor. Ayrıca Mahmuzlu kızkuşu da Burdur Gölü çevresinde kuluçkaya yatıyor. Beyşehir Gölü de Macar ördeği, elmabaş patka ve sakarmeke ile kuş gözlemcilerinin ilgi gösterdiği yerlerden biri.
Milliyet Galeri Haber
Post Keywords: saklı cennet, gizli cennet, secret places, turkey in holiday, holiday, summer, yayla, turizm, kışlak, yazlık, tatil, cennet köşeler, cennet mekanlar, Türkiye bir cennettir..
8 Eylül 2007 Cumartesi
Turkiye'nin Sakli Cennetleri
1 Ağustos 2007 Çarşamba
Uzungol Yaylasi - Rize
Uzungöl Yaylası
Tarihi
Trabzon’a 99 km ve Çaykara ilçesine 19 km uzaklıkta, deniz seviyesinden 1090 m yükseklikte bulunan Uzungöl, dik yamaçları ve muhteşem orman örtüsü ile Alplerin güzelliğini geride bırakmaktadır. Vadinin ortasında bulunan ve yamaçlardan düşen kayaların Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuş göl, “Uzungöl” olarak bilinir ve çevreye aynı ad verilmiştir.
Özellikle yakınındaki “Şerah” köyünün yöreye uygun tarzda yapılmış eski ahşap evler, doğanın güzelliğini tamamlar özelliktedir. Yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çeken Uzungöl, sahip olduğu turistik potansiyeli bakımından çok zengindir. Çevrede trekking, kuş gözlem, botanik amaçlı turların yanı sıra daha yükseklerdeki dağların arasındaki göllere veya yakınlardaki Şekersu, Demirkapı, Yaylaönü gibi diğer yaylalara geziler düzenleme olanağı vardır.
Yaban hayatı bakımından Uzungöl çevresindeki dağlarda ayı, kurt, yaban keçisi, tilki, kafkas dağ horozu gibi çeşitli hayvan türleri barınmaktadır. Haldizen deresi vadisinde, heyelan sonucu dere yatağının tabii baraj şeklinde kapanması sonucu oluşan göl, çevresindeki ladin ormanları ile çekici bir peyzaj sergiler, Göl kıyısında yer alan Uzungöl yerleşmesi belediye teşkilatına sahip olup, alt yapı çalışmaları devam etmektedir. Trabzon'dan ulaşım, Çaykara'ya kadar 76 km, asfalt ve sonra da 19 km lik stabilize yol ile sağlanmaktadır. Çaykara·Uzungöl yol bağlantısının ıslah edilmesi gerekmektedir.
Gölün su sathı, mevsiminde gelen su miktarı ile bağımlı olarak cüzi farklılıklar gösterir ise de, genelde boyu 1000 metre, eni 500 metre, derinliği ise 15 metre civarındadır. Gölde alabalık yaşamaktadır. Belediye tarafından hazırlanmış 1/2000 uygulama imar planı bulunduğu ifade edilen yerleşmede; geleneksel ahşap yayla yapılarının kuzeybatı yönündeki çayırlık yamaçlardaki konumundan, beton yapılarının kuzeybatı yönündeki çayırlık yamaçlardaki konumundan beton yapılar şeklinde göl kıyısına inmekte olduğu müşahade edilmiştir. Turizm Merkezi olarak belirlenen alanın ilgi odağı olan göl çevresinde topografya, yerleşme alanını sınırlamaktadır. Bu nedenle kuzeybatıda belirlenen turizm yerleşme alanları ise kot farkı nedeniyle daha düşük rakımlarda kalmaktadır. Bu alanlarda yer alması düşünülen Konaklama tesislerinin göl ve civarını günübirlik, aktiviteler için yoğun şekilde kullanmak isteyecekleri muhakkaktır.
Bu durumda, Turizm Merkezi gelişmesinin sağlıklı ve başarılı olabilmesi için göl çevresindeki yapılaşmanın kesinlikle kontrol altında tutulması gerekmektedir. Gölün Çaykara yönünden girişi bugünden büyük yapılarla (cami ve okul) kapatılmış durumdadır. Güneydoğuda yer alanda ise yapılaşma hızla artmaktadır. Halen gölün güneyinde, Haldizen deresi yanında yer alan özel sektör tarafından yapılmış bulunan 52 yatak kapasiteli ahşap bungalovlardan oluşan tesis başarılı bir uygulama olarak dikkat çekmektedir. Güneye doğru uzayıp giden Haldizen deresi vadisi büyük doğa zenginliklerine sahiptir. Uzungöl'e yaklaşık 10 ile 20 km mesafede dağların yüksekliklerinde yer alan 10' kadar ufak göl yöredeki aktivite zenginliğini arttırmaktadır.
Uzungöl'e bugün bile yabancı gruplar gelerek mevcut tesiste konaklamakta ve güneydeki göllere doğa içinde yürüyüşler yapılmaktadır.
Nasıl Gidilir? Neler Yapılır?
Yazar Abdullah Düzgün
Uzungöl’e ulaşabilmek için öncelikli olarak Trabzon İline ulaşmanız gerekmektedir. Rize, Artvin tarafından Uzungöl’e ulaşmak isteyenlerin ise Trabzon’a ulaşmasına gerek yoktur. Onlar Of İlçesinden Uzungöl yoluna saparak Uzungöl’e ulaşabilirler.
1-KARA YOLU: Trabzon İlimizden Türkiye’nin her İline karşılıklı gidiş dönüş seferleri yapılmaktadır.Ayrıca BDT Ülkelerine de Trabzon’dan seferler düzenlenmektedir.
2-DENİZ YOLU (MARITIME LINES): Trabzon Limanından Samsun, İstanbul ve İzmir’e seferler düzenlenmektedir. Bu seferler özellikle yaz aylarında Turizmin yoğunluğu sebebi ile daha sık yapılmaktadır. Ayrıca BDT Ülkelerine de deniz seferleri düzenlenmektedir.
3-HAVA YOLU (AIR LINES) : Trabzon Hava Limanı Uluslararası ulaşıma açıktır. Trabzon’dan yurdumuzun bir çok iline karşılıklı olarak uçak seferleri düzenlenmektedir. Bunun yanı sıra yurt dışında bir çok ülkeye de karşılıklı uçak seferleri düzenlenmektedir.
Trabzon->Yomra->Araklı->Sürmene->Of->Uzungöl
Şirin Beldemiz Uzungöl Trabzon İline 99 km mesafededir. Trabzon Merkez Çömlekçi Mahallesinde bulunan Çaykara Tur Minibüsleri ile günün her saatinde ortalama 20 dakikada bir Uzungöl’e servis vardır. Ayrıca Meydan mevkiinden de Ulusoy Firması tarafından Uzungöl’e minibüs seferleri düzenlenmektedir. Eğer özel aracınız yoksa bunlardan birini tercih etmek durumundasınız.Eğer özel aracınız ile Uzungöl’e ulaşmayı düşünüyorsanız size çok güzel bir gün geçireceğinizi tavsiye ederek başlayalım yolumuzu tarif etmeye. Trabzon-Rize Sahil yolunu takip ederek ve birbirinden güzel doğa manzarası eşliğinde Yomra, Arsin, Araklı ve Sürmene İlçelerini takip ederek Trbzon’un Of İlçesine ulaşmış olursunuz. Of ilçe girişinden sağ tarafa ayrılan yolu takip ederek Çaykara yoluna girmiş olursunuz.
Of İlçe Merkezi ile Çaykara arası 55 km’dir. Bu istikamette seyahat ederken birbirinden renkli ve birbirinden güzel çay bahçelerinin içinden geçeceksiniz. Yol boyunca sıra sıra dizilmiş çay fabrikalarını ziyaret edebilir hatta çay ihtiyacınızı bile karşılayabilirsiniz. Solaklı Vadisinin batısı istikametinde Çaykara’ya kadar geldikten sonra bu defa Solaklı Vadisinin Doğu yamacına geçmiş olursunuz. Vadinin Doğu yamacında dere yataklarından akan birbirinden berrak buz gibi soğuk suların ve Solaklı vadisinin o muhteşem güzelliğinin üzerinizde bıraktığı büyük etki ile Çaykara’dan 20 dakikalık bir seyahat ile Uzungöl’e ulaşmış olursunuz.
Artık bundan sonrası size kalmış… İster muhteşem bir alabalık ziyafeti çekin, isterseniz yöremizin eşsiz mutfağının birbirinden güzel yemekleri ile tanışın…Ve yemekten sonra Turizm cenneti Uzungöl’ü doyasıya yaşamaya çalışın.Her anını her dakikasını….
Uzungöl İçin Otel-Motel-Pansiyon-Konaklama
Otel-Pansiyon İsim - Hizmet - Telefon
Akpınar Motel Restaurant ve Alabalık Tesisleri TP-YP-OK 0462 6566358
Akyüz Kardeşler Motel TP-YP-OK 0462 6566092
Aygün Motel TP-YP-OK 0462 6566042
Cennet Motel TP-YP-OK 0462 6566409
Çam Motel Oda kahvaltı 04626566401 - 05375878605 - 05427827070
Ensar Motel TP-YP-OK 0462 6566321
Hüroğlu Motel Oda Kahvaltı 04626566078-05423968339-05369488980
İnan Kardeşler Motel Restaurant TP-YP-OK 0462 6566021-6566297
İnan Kardeşler Otel Restaurant TP-YP-OK 0462 6566260
Kamanoğlu Motel TP-YP-OK 0462 6566108
Makamoğlu Soylu Motel TP-YP-OK 0462 6566505
Önal Motel ve Restaurant TP-YP-OK 0462 6566423
Sezginler Otel Tam Pansiyon 0462 6566175
Solaklı Motel ve Restaurant TP-YP-OK 0462 6566348
Şerah Motel Restaurant Oda kahvaltı 0462 6566512
Fehmi İlhan aile pansiyonu Oda 04626566056 Cep: 0532 3840465
Şükrü İlhan pansiyonu Oda 0462 656 61 09-
Geniş bilgi arşivi için ve Uzungöl Beldesi hakkında bilgi almak için aşağıdaki adresi ziyaret edebilirsiniz. Kaynak: http://www.uzungol.org
30 Temmuz 2007 Pazartesi
Kackarlar - Kackar Daglari - Milli Park
Kaçkarlar Milli Parkı
Rize İli’nin de içinde bulunduğu Doğu Karadeniz Bölümü, herhangi bir medeniyete merkezlik yapmadığı gibi, ilk çağda doğup gelişen medeniyetlerin ve bu çağda kurulan devletlerin de etki alanı dışında kalmıştır. Doğu Karadeniz’in başka bir özelliği ise güneyden zor geçit veren yüksek dağlarla çevrilmiş olması ve batıdan doğuya, doğudan batıya geçişi engelleyen ve zorlaştıran derin vadiler ve her mevsim bol sulu akan ırmaklarla kesilmiş olmasıdır. Buna karşılık yapılan yüzey araştırmaları bölgenin yontma taş çağından sonra iskan gördüğünü ortaya koymuştur. M.Ö. 8. yy’dan başlayarak bölge Milet ve Fenikeli denizciler tarafından sıkça ziyaret edilmiş bu arada kolonileşmeler başlamıştır. M.Ö. 650-550 yılları arasında Milet’lilerin Karadeniz kıyılarında 100’e yakın koloni kurdukları bilinmektedir.Doğu Karadeniz’in gerçek anlamında işgal edilmediği, Pontus dönemine kadar bölgede şehir devletleri yönetiminin sürdüğü kimi kaynaklardan anlaşılmaktadır. M.Ö. 547 yılından itibaren bu bölge dahil Anadolu’nun bütünü Perslerin yönetimi altına girmiştir. Bu dönemde Trabzon-Rize ve çevresi Pont satraplığına bağlanmıştır. M.Ö. 334 yılında İskender’in doğu seferi ile Pers hakimiyeti sona ermiş ve alan Pont satraplığının devamı olan Pontus Devleti sınırları içinde kalmıştır. Rize ve Çamlıhemşin ile ilgili tarihi gelişim şöyle özetlenebilir.
Pontus Krallığı Dönemi: Büyük İskenderin ölümünden sonra bugünkü Doğu Karadeniz’i içine alan Pontus Krallığı kuruldu.
Pontus Krallığın dört bölgeye ayrılmıştı. Bu bölgelerden biri Kıyı Bölgesi Valiliği idi.Trabzon ve Rize Bölgesi Sannika adıyla bu valiliğe bağlı bulunuyordu. Pontus Krallığı döneminde sürekli yaşanan Pontus-Roma İmparatorluğu savaşlarının sonlarında ortaya çıkan halk ayaklanması üzerine kendini kölesine öldürten VI. Mithradedes hayatına ve imparatorluğuna son verdi. İmparatorluğun bütün toprakları M.Ö. 64 (veya M.Ö. 63) yılında Romalıların eline geçti
Roma Dönemi: Çeşitli kaynaklara göre Roma İmparatorluğu döneminde Trabzon ve çevresi yarı bağımsız bir eyalet olarak yönetilmiştir. Trabzon’un doğusunda Roma’ya bağlı Lazika Krallığı bulunuyordu. Lazika sınırları Kafkas Dağlarından Sürmene’ye kadar uzanıyordu.
Roma İmparatorluğu’nun M.S. 395 yılında ikiye bölünmesiyle Rize ve çevresi Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans)’nun sınırları içinde kaldı.
Bizans Dönemi: Doğu Roma İmparatorluğu’nun ilk yıllarında Trabzon ve havalisi Polemaniaus Vilayeti içinde yer alıyordu. Bugünkü Rize Vilayeti’nin batı kısımları bu vilayete bağlı idi. Lazika Krallığı İmparatora vergi vermiyor fakat imparatorluğun doğu sınırlarını koruyordu. Lazika Krallığı İran’da Part İmparatorluğu yerine kurulan Sasani İmparatorluğu’na (224-651) Bizanslılar tarafından verilen haraçlar karşılığı Bizans tarafında kaldı. Bu sırada Hıristiyanlık da yayılmaya başlamıştı.
Selçuklular Dönemi: 1071 yılında Selçuklu İmparatorluğu’nun Bizanslılara galibiyeti ve bunun ardından Süleyman Şah’ın Anadolu’ya yayılma hareketi ile birlikte Malazgirt Savaşını izleyen yıllarda Karadeniz kıyıları ve Rize yöresi Türklerin egemenliğine girdi. Ancak bu geliş kalıcı olamamış ve kimi kaynaklarda 1075 yılında Trabzon’un geri alınmış olduğu ancak yaylalardaki Türkmenlerin buralardan uzaklaştırılamadığı söylenmektedir.
Trabzon İmparatorluğu Dönemi: 1204 yılında İstanbul Latinler tarafından işgal edilince Kafkasya’ya kaçan Alexios Komnenos, Gürcülerden yardım alarak bölgede bağımsız Trabzon İmparatorluğu’nu (Pontus Devleti ) kurdu. Trabzon İmparatorluğu bir süre Selçuklulara vergi ödeyerek varlığını sürdürdü.
Trabzon ve Rize Dağlarının güney kesimleri kimi zaman Türk beyliklerinin kimi zaman da Gürcülerin elinde bulunuyordu. Akkoyunlu Türk Devleti zamanında (1350-1502) Rize’nin güney kesimlerine, Hemşin’e birçok Türk boyu yerleşmişti. Aşağı Çamlıca (Viçe) ve Ülküköy koç heykelleri bunun en açık delilleridir. Benzer koç heykellerinin Orta Asya kültür çevrelerinden geldiği bilinmektedir. Rize ve çevresinin Osmanlılara geçişi 1461’de Fatih’in Trabzon’u almasıyla olmuştur.
Osmanlı İmparatorluğu Dönemi: Rize ile ve bu araştırmaya konu olan Çamlıhemşin ve çevresinin Osmanlılara geçmesi 1509’da gerçekleşti. Rize, Osmanlı Devleti zamanında da liman, nahiye ve kaza merkezi olarak önemini korumuştur. Fetihten sonra bölgeye Çorum, Amasya, Tokat, Sivas, Karaman ve Maraş’tan getirilen müslüman Türk ahali yerleştirilmiştir. Rize merkezinden başka Pazar kazasının 30 köyü, Hemşin İlçesinin ise 34 köyü bulunuyordu. Hemşin’in üç beldesi (nahiyesi) Hemşin, Karahemşin ve Eskanos (Kaptanpaşa)’idi ve iki kalesi vardı: Kale-i Bala (Varoş) ve Kale-i Zir (Aşağı Kale: Zil Kale). Yukarı kalede 40 nefer aşağı kalede ise 30 nefer bulunuyordu.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde çeşitli yönetim statüleriyle yönetilen Rize ve çevresi Osmanlıların son dönemlerinde Lazistan Sancağı olarak mecliste temsil edildi. I. Dünya Savaşında 6 Mart 1916 da Rize Ruslar tarafından işgal edildi. Erzincan Mütarekesi’nin imzalanmasıyla (18 Aralık 1917) Ruslar Rize’den çekilmeye başladılar. 2 Mart 1918 de Türk askerleri Rize’ye girdi.
Cumhuriyet Dönemi: İstiklal Savaşı kazanılıp Türkiye Cumhuriyeti kurulunca Rize bir ara Artvin ile birleşerek Çoruh Vilayeti adını aldı. 1924 de çıkarılan yasa ile Sancak örgütü kaldırıldı. Lazistan Sancağı da kaldırılarak 20 Nisan 1924 tarihinde Rize tek başına vilayet oldu. Şimdiki Çamlıhemşin’in yukarı köyleri Pazar-Hemşin Nahiyesi’ne, aşağı kesim köyleri ise Ardeşen Nahiyesine bağlı idi. Ardeşen 1953 yılında ilçe olunca, Çamlıhemşin köylerinin Viçealtı bölümü Çamlıca adıyla Ardeşen’e bağlı bir nahiye oldu. Çamlıca, 27 Haziran 1957 yılında yürürlüğe giren 7033 sayılı Kanunla 1 Nisan 1961 tarihinde ilçe yapılarak Çamlıhemşin adını aldı.
Bu oteller ve iletişim adresleri aşağıda verilmiştir:
Tesis Adı Telefon Bulunduğu Yer
Ahşap Pansiyon 0 (464) 657 21 62 Ayder
Altıparmak Pansiyon 0 (464) 657 20 62 Ayder
Ayder Koru Otel 0 (464) 657 20 83 Ayder
Ayder Turizm Tesisleri 0 (464) 657 20 37 Ayder
Bozacıoğlu Pansiyon 0 (464) 657 21 65 Ayder
Cihan Otel 0 (464) 657 20 87 Ayder
Çağlayan Otel 0 (464) 657 20 73 Ayder
Çamyuva Pansiyon 0 (466) 832 20 01 Yaylalar
Deniz Gölü Pansiyon 0 (466) 832 21 05 Olgunlar
Doğa Harikası Pansiyon 0 (464) 657 21 34 Ayder
Dolunay Apart Ayder
Fora Pansiyon 0 (464) 657 21 53 Ayder
Haşimoğlu Otel 0 (464) 657 20 37 Ayder
İnka Dağ Evi Ayder
Kaçkar Pansiyon 0 (466) 832 20 47 Olgunlar
Kardelen Pansiyon 0 (464) 657 21 07 Ayder
Kervansaray Otel 0 (464) 657 20 62 Ayder
Köksal Pansiyon 0 (464) 657 21 67 Ayder
Kuşpuni Dağ Evi 0 (464) 657 20 52 Ayder
Lilgum Dağ Evi 0 (464) 657 22 23 Ayder
Olgunlar Pansiyon 0 (466) 832 20 44 Olgunlar
Cancık Otel 0 (464) 657 41 20 Çat
Piriokoğlu Otel 0 (464) 657 50 84 Ayder
Saray Otel 0 (464) 657 21 75 Ayder
Serender Pansiyon 0 (464) 657 22 01 Ayder
Sis Otel 0 (464) 657 20 30 Ayder
Şahin Pansyion/Cafe 0 (464) 651 75 12 Yukarı Kavron
Üç Hanlar Aile Pansiyonu 0 (464) 657 21 21 Ayder
Vesile Otel 0 (464) 657 21 10 Ayder
Yaylacı Otel 0 (464) 657 20 24 Ayder
Yeşil Vadi Tesisleri 0 (464) 657 20 50 Ayder
Zirve Ahşap pansiyon 0 (464) 657 21 77 Ayder
Tesisinizin iletişim bilgilerinin yukarıda yer almasını istiyorsanız, gerekli iletişim bilgilerini onder.cirik@dogadernegi.org adresine gönderiniz.
Aynı zamanda milli parkta kamp da yapılabilmektedir. Özellikle yürüyüş rotalarının en meşhur kamp yeri Karadeniz gölü ve Dilber düzüdür. Buralarda çadırlı kamp yapmak mümkündür.
Ayder güzergahından ulaşım; 16 km uzaklıktaki Ayder Yaylasından başlar. Ayder Yaylasında ülkemizin sayılı kaplıcalarından olan Ayder Kaplıcası bulunmaktadır. Bu yayla Milli Park Sahası içinde olmakla birlikte Turizm Merkezi ve Belediye Mücavir alam kapsamındadır. Yeni gelişmekte olan bir yerleşim birimidir.Ayder güzergahından Kaçkar Dağlarına ulaşım: Ayder Yaylasını takiben Kalegon Mevkiine, Kalegon Mevkiinden Avusor Yaylası ve Galer düzü mevkilerine çıkılır. Galer düzü mevkiinden Yalanı Yayla, Palakçur Yayla, Aşağı Ceymakcur Yayla ve Aşağı Kavron Yaylalarına çıkılır.
A.Kavron Yaylasından araçla Y.Kavron Yaylasına çıkılır. Burada kahve ve pansiyonlar mevcuttur . Buradan yaya olarak Göller Mevkiinden geçerek Serdar'in Sırtına ulaşılır, buradan Kaçkar Dağı Buzulları izlenir. Serdar'in Sırtından zor bir parkur olmasına rağmen mezovit ( Öküz Yatağı) Mevkiine inilir. Buradan profesyonel dağcılar buzullardan tırmanarak zirveye çıkabilir.
Ayrıca Galler Düzü Mevkiinden A.Ceymakcur Yaylası ve Y.Ceymakcur Yaylasından Kaçkar Dağına (3937 m) ulaşım, Ceymakcur Geçidi aşılarak sağlanır. Bu güzergah amatör dağcılar için de uygundur.
Kaçkar Dağına (3937 m) ulaşım, Artvin- Yusufeli İlçesinden de sağlanılabilir. Artvin-Yusufeli İlçesinden araçlarla Hevek (Yaylalar) Köyü' ne (57 km), köyden de Olgunlar mahallesine (3 km) ulaşılır. Buradan yaya olarak Dilberdüzü mevkiine çıkılarak kamp yapılır. Deniz Gölünden geçilerek Kaçkar Dağı zirveye çıkılır. Ancak Kaçkar Dağlarında gezmek isteyen bütün gurup ve ilgililere rehber almaları tavsiye edilmektedir. ( Çünkü aniden sis bastırması, hava şartları, patika yollardan yönlerini kaybetme vb. olumsuzluklarla karşılaşılabilir ).
Kaçkar Dağlarına ulaşım Zilkale güzergahından da sağlanmaktadır. Çamlıhemşin İlçesinden ulaşım sırası ile Ülkü Köy ( Çinçiva ), Zilkale Harabe , Zilkale Köyü , Meydan köy, Çat Köyü, Elevit (Yaylaköy), Trovit yayla, Palovit Yayla, Amlakit Yayla ve Hapivanak Yaylalarına araçla gidilebilir. Bu yaylalardan yaya olarak Samistal Yaylasından geçerek Y. Kavron Yaylasından Kaçkar zirveye çıkılabilir.
Kaçkar Dağları Milli Parkı içinde önemli yeri olan Palovit Vadisi, Zilkale Harabesini geçtikten sonra Palovit yol ayrımından başlar. Sola ayrılan yoldan takriben 3 Km. de Palovit Şelalesi bulunmaktadır. Oldukça güzel bir şelaledir. Bu şelaleden yaya olarak Hazindak Yayla, Pokut ve Sal Yaylalarına yaya olarak çıkılır. Havanın açık olması halinde , Kaçkar Zirve, Kemerli Kaçkar Altıparmak Dağları bir tablo gibi Sal Yaylasında karşınıza çıkar. Ayrıca Hazindak yaylasından yaya olarak Pokut Yayla, Sal Yayla, Samistal Yayla, Amlakit Yayla, Palovit Yayla ve Hapivanak Yaylalarına geçilebilir.Çat Köyünden ikinci bir güzergah Verçenik Dağına ( 3907 m) yönelir. Sırası ile Kaleköy yol ayrımı, Sıraköy, Ortaköy' den sonra Verçenik Dağına giden yol sola ayrılır. Sağ yönde devam edilirse Başköy ve Baldaş' ı aşan yol takip eder. Başköy' den Sol Vadi Çermeşk yaylası ve Çermeşk Gölüne gider. Ortaköy' den Verçenik Yaylasına doğru araçla yola devam edilir (7 km).
Verçenik Yaylasından sonra yaya olarak Göller Bölgesi ve Verçenik Dağına çıkılır (3907 m). Kaleköy yol ayrımından Karşıköy ve Kale Köyüne çıkılır. Kaleköy' de Kale-i Bala (Yüksek kale) harabesi bulunmaktadır. Kale Köy' den Çiçekli Yayla ve Baş yaylaya araçla çıkılabilir. Baş yayladan Hacıvanak Yaylasına yaya inilebildiği gibi, Elevit ( Yaylalar) Köyünden de yaya olarak çıkılabilir.
Kaçkar Dağları Milli Park sahasında 11 köy ve 44 yayla bulunmaktadır. Bu köy ve yaylara araç ile ulaşım (dolmuşlarla ) Rize İli Pazar İlçesi ve Artvin İli Yusufeli İlçelerinden sağlanmaktadır.
Bilgiler www.kackarlar.org sitesinden alınmıştır. Konaklama ve ulaşım bilgilerine ek olarak rota vs. gibi bütün bilgileri bu siteden alabilirsiniz.