Alanya, geniş plajları, tarihi eserleri, modern otel ve motellerin
sayısız balık lokantaları, kafe ve barlarıyla mükemmel bir tatil
merkezidir. Gelenleri ilk karşılayan, Alanya Yarımadası'nın üzerinde bir
taç gibi kurulmuş olan ve 13. yüzyıldan kalma şahane Selçuklu
Kalesidir. Etkileyici kalenin yanı sıra eşi benzeri olmayan tersanesi ve
anıtsal güzellikteki sekizgen Kızıl Kule görülmeye değerdir.
Limanı çevreleyen kafeler ve barlar akşam saatlerinde liman yolu boyunca
el sanatları, deri, giysi, mücevherat, el çantaları ve yöreye özgü
ilginç renklere bezeli su kabaklarının satıldığı butikler yer alır. Eğer
mağaraları keşfetmekten hoşlanıyorsanız Damlataş Mağarası'nı gezmeniz
gerekir. Mağara yakınında Etnografya Müzesi yer almaktadır. Tekneyle üç
deniz mağarasına ulaşabilirsiniz: fosforlu kayalarıyla Fosforlu Mağara,
korsanların kadın esirleri tuttukları Kızlar Mağarası ve Aşıklar
Mağarası.
Alanya'nın 15 km. doğusunda yer alan Dim Çağı Vadisi gölgelerin
serinliğinde dinlenmek için ideal bir yerdir. Tüm sahillerinden denize
girilebilen Alanya tam bir güneş, deniz, kum cennetidir.
Tarihçe: Alanya bazen Kilikya bazen de Pamfilya topraklarından
sayılmıştır. Daha sonra sırasıyla Hititler, Yunanlılar, Romalılar
bölgeye egemen olmuşlardır. Çeşitli istilalar ve savaşlarla harap olan
kent Romalılarca yeniden inşa edilir. Bizanslılar döneminde ise Alanya'
ya ''Güzel Dağ'' anlamına gelen Kolonoros adı verilir. 13. yy. da
Selçuklu Hükümdarlarından I. Alahaddin ***kubat kenti alarak adını
Alaiye olarak değiştirir. 13. yy. ortalarında Karamanlıların eline geçen
Alanya 1471 yılında Osmanlı topraklarına katılır.
İklim: Alanya' da tipik Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Kışları
yağışlı ve nemli, yazlar kurak ve sıcaktır. Yıllık ortalama hava
sıcaklığı 19ºC'dir. Deniz suyu sıcaklığı 21ºC'dir.
Arkeoloji Müzesi : Arkeolojik ve etnografik eserlerin korunup ve
sergilendiği bölümlerden oluşan müzedeki en eskieser Alanya çevresinde
bulunan ve İ.Ö. 625 yılına tarihlenen Fenike dilindeki yazıtdır.
Hellenistik, Roma ve Bizans Dönemine ait bronz, mermer, pişmiş toprak,
cam ve mozaik buluntular ile Karamanlıca dilindeki bir yazıt ve Arkaik,
(İ.Ö.7-5.yy) Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve
Cumhuriyet Dönemine ait sikkeler arkeoloji ****iyonunda yeralmaktadır.
İkinci bölüm olan Etnografya ****iyonunda ise, Türk İslâm eserleri ve
dönemin İlköğretim Müdürlüğü'nden devredilen eserler ile Alanya
çevresinden derlenen ve bölgenin etnografik özelliklerini yansıtan,
yörük kilimleri, alaçuvallar, heybeler, giysiler, işleme örnekleri,
silahlar, günlük kullanım kapları, takılar, el yazmaları ve yazı
takımları gibi objeler ile bir Alanya evine ait günlük oda bölümü
oluşturularak sergilenmektedir.
Kızılkule Etnografya Müzesi : Askerî amaçla ve limanı kontrol
altında tutmak için 1226 yılında yapılmış olan bu anıtsal yapı, Selçuklu
sanatının eşsiz örneklerinden olup; Alanya'nın simgesi durumundadır.
1951-1953 yıllarında onarıldıktan sonra 1979'da yapının giriş katında
Alanya yöresine özgü, halı, kilim, giysi, mutfak gereçleri, silahlar,
tartı aletleri, aydınlatma aletleri, dokuma tezgâhı ve yörük kültürünü
yansıtan çadır gibi etnografik nitelikte eserler sergilenerek, yapıya
etnografya müzesi işlevi kazandırılmıştır.
Alanya Kalesi: Alanya Kalesi zamanımıza kadar korunan tek
Selçuklu kalesidir. 1225 yılında Roma Kale kalıntılarının yerine
Selçuklu Sultanı Alaaddin ***kubat tarafından yeni bir kale
yaptırılmıştır. 83 kule ve 140 burca sahip , üç sıra surlarla çevrili
olan kale bütün olarak iç ve dış kale bölümlerinden oluşur. Aya Yorgi
Kilisesi, Kanuni Sultan Süleyman Camii, Akşabe Sultan Türbesi Selçuklu
Hamamı, Arasta, Bedesten, Sitti Zeynep Türbesi, Sultan Alaaddin Sarayı,
irili ufaklı sarnıçlar, deniz feneri ve zindandan oluşan kale bir
tarih hazinesidir.
Kızıl Kule: Adını alt ve üst kısımlardaki kesme taşlardan alan
Kızıl Kule 1226 yılında yapılmıştır. Bugün bile sapasağlam ayakta duran
kulenin doğu cephesi ile batı cephesi arasındaki oturduğu yerin konumu
nedeniyle, 2m.lik bir yükseklik farkı vardır. Sekizgen şeklindeki kule
beş katlıdır. Zemin katın ortasından yukarı doğru, beşinci kata kadar
yükselen bir bölüm bulunmaktadır. Su sarnıcı görevini üstlenen bu bölüm
kulenin omurgası durumundadır. Zemin kat etnografik müze olarak hizmet
vermektedir
Antik Kentler
Leartis-Learti (Mahmutlar Harabeleri): Büyük ören yada büyük kilise
diye de adlandırılan bu yer ilçenin kıyı boylarındaki irili ufaklı
tepelerin yamaçlarında kurulmuştur. İlçe merkezine 22 km. uzaklıktaki
kentte kiliseler, hamamlar, sarnıçlar, iskan merkezleri, küçük bir
stadyum tiyatro, sütunlu caddeler ve tapınakar mevcuttur.
Syedra Harabeleri: Syedra Kenti M.Ö. 3. yy. da, bugünkü Kargacı
ve Seki köylerinin sınır oluşturduğu bir tepede kurulmuştur. Tepe
üstündeki bölümün kentin merkezi olduğu bilinen Syedra ve yöresinde
bulunan kitabelerden kentin Roma kalıntısı olduğu anlaşılmaktadır.
Kentin anıtsal giriş kapısının lentosu hala sağlamdır. Sütunlu
caddenin iki yanında, çeşitli amaçlarla yapılmış tarihi eserler ve
mozaikler görülür. Şehrin içinde muhtemelen su deposu olarak kullanılmış
üç havuz vardır.
Lotape (Aytap) Liman Kenti: Aytap Alanya'nın 30 km. doğusundadır.
Bugünkü Akdeniz kıyı yolu bu Roma kentinin ortasından geçmektedir. Kral
Antichus'un karısı Iotape'ın anısına kente bu adı verdiği
bilinmektedir. Kentin 50-100 m. boyutlarında bir limanı vardır. Yarımada
şeklinde oldukça yüksek bir tepenin üzerine kurulmuş kalesine oldukça
zor çıkılmasına karşın görülen manzara tüm yorgunlukları unutturacak
güzelliktedir. Iotape kentinin antik caddesi, hamamı, kilisesi, nekropol
ve akropolü çevrede bulunan değer antik kentler içinde en iyi ayakta
kalanlarıdır. Tek odalı, üstü kapalı mezar odaları da kentin antik
kalıntıları içindedir.
Selçuklu Tersanesi: 1228 yılında yaptırılan tersane 56,5 m.
uzunluğunda , 44 m. derinliğinde ve 5 gözlüdür. Tersane güneyden
gelebilecek tehlikelere karşı, iki katlı, iki odalı bir kule ile
güçlendirilmiştir.
Camiler
Süleymaniye (Kale) Cami: Osmanlı mimarisi özelliklerini taşıyan
caminin 16. yy. da bir Selçuklu tapınağının üzerine inşa edildiği
bilinmektedir. Kapı ve pencerelerdeki ağaç bölümler Osmanlı ağaç
işlemeciliğinin en güzel örneklerindendir.
Emir Bedrüddin Cami: Günümüzde Andızlı Cami olarak bilinen cami
adını hemen yanındaki andız ağacından almıştır. 1227 yılında Emir
Bedrüddin tarafından yaptırılan caminin yanında kesme taşlardan yapılma
çok yüksek olmayan minaresi yer alır. Minberi oymacılık sanatının en
güzel örneklerindendir.
Akşebe Sultan Mescidi: Akşaba Sultan Alanya kalesinin ilk
kumandanlarındandır. Mescit kendisi tarafından 1230 yılında
yaptırılmıştır. Batısında kendine özgü mimarisi olan bir minare vardır.
Kervansaraylar
Alara Han: Alanya-Manavgat sınırını oluşturan Alara Çayı'nın
denizden 9 km. kuzey yönünde inşa edilmiştir. Alanya' ya 35 km. uzakta
olan Alara Kervansarayı 1232 yılında Sultan Alaaddin ***kubat tarafından
2000 m² lik bir alanda tamamen kesme taşlardan yapılmıştır. Nöbetçi
Kulübesi, bugün bile tüm özelliğini koruyan çeşmesi, mescidi ve hamamı
ile görülmeye değer bir eserdir.
Şarapsa Kervansarayı: Alanya - Antalya asfaltının 15. km. sinde
yolun üst kısmındaki yaklaşık 850 m² lik bir alan üzerinde, Sultan
Alaaddin ***kubat'ın oğlu II. Gıyaseddin ***hüsrev tarafından 1236 -
1246 yılları arasında yaptırılmıştır.
Mağaralar
Damlataş Mağarası
Büyük Dipsiz Mağarası
Çimeniçi Mağarası
Dim Mağarası
Beldibi Mağarası
Derya Mağarası
Diğer Önemli Mağaralar
Hasbahçe Mağarası: İlçenin Küçük Hasbahçe mahallesi iniş dibi
mevkiinde, kente 4 km. uzaklıktadır. Damlataş Mağarasından birkaç misli
büyük olan mağarada derinlemesine bir araştırma yapılmadığı için fazla
bir bilgi yoktur.
Kadı İni Mağarası: İlçe merkezinin 15 km. kadar kuzeydoğu
istikametinde, Çatak mevki denilen yerde bulunmaktadır. Çevrede bulunan
piknik yerleri yöreye ayrı bir canlılık vermektedir.
Korsanlar Mağarası: Korsanlar Mağarası eskiden etrafa korku saçan
korsanların soygunlardan elde ettikleri malları depoladıkları ve
kaçırdıkları kızları tuttukları yer olarak ün salmıştır. Mağara tahminen
10 m. genişliğinde 5-6 m yüksekliğinde olan ağız kısmı teknelerin
rahatlıkla içeri girmesine olanak sağlar. İçeride cami kubbesi gibi
insanın üzerini örten rengarenk taşları ve kuzeye uzanan karanlığı
görmek mümkündür.
Aşıklar Mağarası: Aşıklar Mağarasının kapısı deniz yüzeyinden iki
metre yükseklikte ve insanın girebileceği büyüklüktedir. Bu kapı
sarkıt, dikit ve sütunlarla süslenmiştir.
Fosforlu Mağara: Korsanlar Mağarasına benzer bir görünüme sahip
olan Fosforlu Mağaranın kapısı teknenin içeri girmesine olanak
sağlayacak büyüklüktedir. Deniz dibinde oluşan renkler görülmeye değer.
Plajlar
Çoğu tatil yörelerinden farklı olarak, Alanya'nın merkezinde de plajlar
bulunmaktadır. Alanya'nın 15 km. doğusunda yer alan Dim Çağı Vadisi
gölgelerin serinliğinde dinlenmek içim ideal bir yerdir. Alanya'nın
yaklaşık 25 km. batısında yer alan Avsallar kumsalları ile güzel bir
tatil merkezidir. Alanya'dan doğuya, Gazipaşa'ya doğru gidilecek
olursanız karşınıza mükemmel kumsallar çıkacaktır. Tarihi bir liman olan
Alanya'nın 30 km. doğusundaki Aytap, Roma kalıntıları korunmuş plaj ve
koyları önemli bir gezi noktasıdır.
Sportif Etkinlikler
Rafting: Bölgede rafting sporuna en elverişli nehir, ilçenin 6
km. doğusunda denize dökülen Dimçay nehridir. Bu nehir üzerinde bulunan,
Alanya'nın 20 km. kuzeydoğusundaki "Alraft Tesisleri"nde bu sporu
yapmak mümkündür. Dağ Sporları: İlçede son zamanlarda trekking ve amatör
dağcılığa elverişli olan, başta Akdağ (2451 m.) ve Cebelireis Dağı
(1649 m.) olmak üzere gelişme göstermeye başlamıştır. Akdağ, bu amaca
uygun olarak Turizm Bakanlığınca Kış Sporları Turizm Merkezi ilan
edilmiştir.
Alanya Triatlonu: Her yıl Ekim ayı içinde düzenlenen, uluslar
arası düzeydeki bu sportif etkinlikler 1991 yılında başlamıştır.
Eurosport TV tarafından dünyaya yayınlanmakta olan bu etkinlik yüzme,
bisiklet, koşu şeklinde ara verilmeden yapılır.
Avcılık: Bölge iklimi, coğrafyası ve bitki örtüsü nedeniyle
önemli ölçüde av hayvanları potansiyeline sahiptir. Sayısı oldukça
azalan geyiğin korunması amacı ile avlanması yasaklanmış olup yaban
keçilerinin avı ise kontrollü bir şekilde yapılmaktadır.Alanya
sınırları içinde hemen her türlü balığı tutmak mümkündür.
Kamping: Alanya ve çevresinde pek çok Kamping ve Oto karavan ile kamp yapma olanağı bulunmaktadır.
13 Şubat 2012 Pazartesi
Alanya
15 Temmuz 2011 Cuma
Anamur / Mersin
Adını rüzgarlı burun demek olan Anemurium Antik Kenti'nden alan Anamur
ilçesi Akdeniz Bölgesinde Mersin iline bağlı şirin bir ilçedir.
Anem=Burun, urium=Rüzgar demektir.Anemurium antik kenti tarihe meydan
okurcasına dimdik ayakta durmaktadır.İlçe Antalya-Mersin E-24 karayolu
üzerinde yer alır. Nüfusu son sayıma göre 50.000 dir.
Halk, turizmin pek gelişmemiş olması nedeniyle genellikle tarımla
uğraşır. Bilindiği üzere Türkiye'nin en kaliteli muzları da ilçe de
yetişir. Bunun yanında çilek üretiminde de epeyi ilerleme sağlanmış ve
halkın geçim kaynağı haline gelmiştir.Aynı zamanda tropikal bitkilerin
de yetiştirilmesine başlanılmıştır.
Sözgelimi, Papaya, Avakado, Kahve, Ananas bunlardan birkaç tanesidir.
İlçede belli başlı turistik tesisler bulunmaktadır. Turizm
açısından pek gelişememiştir. İlçeye ulaşımın karayolu ile yapılması ve
karayolunun da çok virajlı olması ilçeye gelen yabancı turist sayısını
azaltmaktadır.
Deniz ulaşımı şu anda bulunmamaktadır. Sadece Akdeniz'den geçen özel yatlar limana uğramaktadırlar.
Sakin bir yer olması, tertemiz bir denizin olması, sayısız tarihi
eserlerin olması ve en önemlisi de diğer turistik bölgeler gibi
sahillerin birtakım kişilerin elinde olmamasından dolayı tercih edilen
bir tatil beldesidir.Anamur ilçesi pek tanınmasa da görülmeye değer bir
ilçedir.
İlçeye ulaşım çok kolaydır. İstanbul ve Ankara'dan direk olarak her
gün karşılıklı otobüs seferleri bulunmaktadır. Bunun yanında Antalya'dan
4.5 saat mesafede, Mersin'den yine 4.5 saat mesafede olup, her iki
ilden her gün sayısız otobüs ile ilçeye ulaşmak mümkündür.
Kısacası Anamur virajlı yolları da olsa(bu yollarda manzaraya
doyamayacaksınız,) kendini pek tanıtamasa da bakir güzellikleri ile,
tarihi eserleri ile, alabalık çiftlikleri ile, eşsiz denizi ve sahilleri
ile görülmeye değer şirin bir ilçedir. Eğer yolunuz Akdeniz' e düşerse
üşenmeyin Anamur'a da bir uğrayın deriz.
İnanın pişman
olmayacaksınız...
4 Mart 2010 Perşembe
Side / Antalya
Side, Antalya'nın gözde mekanlarından sadece bir tanesidir ama kendine özgü güzellikleri ile görülmesi gereken yerlerin başlıcaları arasındadır. Sizleri Side'ye bekliyoruz.
Güney Anadolu’nun Ortasında bulunan ve ve bugünkü Antalya ilinin
sahil düzlüğünü kapsayan bölgeye Pamphilia bölgesi deniyordu. Side Antik
Kenti Attaleia yani bugünkü Antalya kuruluncaya kadar bu bölgenin tek
liman şehir idi. Fakat Side’nin en eski tarihi ile ilgili bilgiler daha
aydınlatılamamış durumdadır.
Şehir, Coğrafyacı ve gezgin Strabon tarafından Batı Anadolu
şehirlerinden Kyme’nin bir kolonisi olarak ta gösterilmektedir. Kuruluş
tarihi kesinlikle bilinmemekle beraber ikinci kolonizasyon hareketi
sırasında yani M.Ö 7. yy. da kurulduğu söylenebilir. M.Ö 6. yy da Lidya
egemenliğine giren Side Lidya Krallığının yıkılmasından sonra Perslerin
egemenliğine girmiştir (547). Büyük İskender’in Anadolu seferinde
İskender’e direnmeden şehir Makedonya Kralının hükümdarlığını kabul
etmiştir.(M.Ö 334).
İskender’in ölümünden sonra Side yavaş yavaş önemini artırmış ve
Helenizm Krallıkları arasında bir kavga konusu olmuştur. M.Ö 324 den M.Ö
303 yılına kadar kent Ptolemaosların egemenliğine girmiştir. (M.Ö
301-MÖ 218) Ptolemaosların egemenliğinde çok uzun süre kalmayan
Sideliler bundan sonra 30 yıl kadar sürecek olan Selevkos egemenliğine
girmişleridir. (M.Ö 215-189). Şehir Apemea barışından sonra Bergama
Krallığının egemenliği altına girmiştir. Bu dönemden sonra Roma
egemenliğine giren Side bu dönemde en parlak dönemini yaşamıştır.
Şehrin bugünkü kalıntılarının çoğu ve Side Müzesindeki bir çok eser bu döneme tarihlenmektedir.
VESPASİAN ANITI
İki kademeli bir platformun üzerindeki podyumun taşıdığı ve Roma
dönemine tarihlenen bu anıt sağda ve solda çıkıntı teşkil eden birer
aedicula ve onların arasında yer alan yarım yuvarlak bir hücreden
meydana gelmekte ve tüm uzunluğu 6,40 metreyi bulmaktadır.
Her aedicula,bünyesinde gövdeleri yivli olduğu anlaşılan iki Korinth
Sütunu ve bunların arkasına rastlayan yine yivli Korinth başlıklı yassı
payelerden oluşmaktadır.
APOLLON TAPINAĞI
Tapınak 16,37 metre genişliğe 29.50 metre uzunlukta bir dikdörtgen
şeklindedir. Yapı batıdan doğuya doğru yönelmiştir. Tapınak üst tarafı
yontulmuş doğal bir konglemera tabakasının üzerine oturmaktadır.
Platformun kenarlarında konglemera kitlelerinin işlenmesi ile meydana
getirilmiş olan kademe temelleri,tapınak krepisinin üç kademeli olduğunu
göstermektedir. Bunların üzerinde oturan mermer basamaklar ise ortadan
kalkmıştır.
Sütunları ve Cella duvarlarını taşıyan platformun üst kısmı yani
Stylobat kare mermer levhalarla döşenmiştir. Tapınağın 5 adet sütunu
Jale İnan döneminde ayağa kaldırılmıştır. Tapınağın orijinal
sütunlarından elimizde iki adet fragman bulunmaktadır.
17 Kasım 2007 Cumartesi
Kemer - Antalya
Kemer - Antalya
Akdeniz kıyısında doğal güzellikleri ve doğası ile mükemmel bir tatil yeridir. Antalya'ya 40-4 km mesafededir. Kemer otelleri, oldukça uzun sahil şeridi, deniz, güneş ve kumun en güzeli ile tatil fırsatını Kemer'de geçirmek isteyenlere güzel bir tatil vadediyor. Kemer tatil yapmak isteyenler için hem lüks hem de daha hesaplı alternatifleri sunarak uygun bir tatil alternatifi oluşturuyor. Tekne ile deniz turları yapma ya da Toros'lara uzanan yürüyüş parkurlarına katılarak gezme imkanlarıyla diğer bazı tatil beldeleri ile arasında fark oluşturuyor Kemer. Sualtı sporları ile ilgilenenler için de Kemer pek çok doğal güzellik sunuyor. Pek çok dalış meraklısı her sene Kemer'e gidiyor ve bu sporun tadını orada çıkarıyorlar. Gece hayatı mı? E gündüzleri bu kadar güzel geçirten bir kent gecenizi ziyan edecek değil ya...
Kemer tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Phaselis, Olimpos, Chimera (Yanartaş), Tekirova, Beldibi, Peynirdeliği ve Sırtlanini Mağaraları, Idyros Antik Kenti, Adrasan, (Çavuşköyü).
Kemer ülkemizin gözbebekleri arasında yer almaktadır. Hiç düşünmeden gidilebilecek bir Antalya güzelliğidir. Referansı Antalya'dır :)
Kemer - Antalya
30 Ekim 2007 Salı
17 Ekim 2007 Çarşamba
illerimizin Neleri Meshur - Eklemeli * Yeni
İllerimizin Neleri Meşhur? Genelde biliriz neresinin neyi meşhur ama hepsi birbirine karışır fark etmeyiz bile.. Örnek olarak Ihlara Vadisi'nin Aksaray'da olduğunu bilmezdim, Karadeniz'de sanırdım..! Ben bazı yerlere eklemeler yapıyorum. Mesela Artvin'in Peynir Eritmesi listede yok. Kars'ın Kaz etli pilavı yok... Özellikle bu illerle bağdaşlaşan, bu illeri anlatan ünlü kişileri de ekleyeceğim. Başka neler yok bakalım...
ADANA
Pamuk ( Beyaz altın ), Adana Kebabı, Çukurova, Anavarza Kalesi, Misis Antik Kenti, Tekir Yaylası, Yaşar Kemal, Sakıp Sabancı, Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Fatih Terim
ADIYAMAN
Nemrut Dağı, Besni Üzümü, Pirin-Gümüşkaya Mağaraları, Kahta Çayı, Kahtalı Mıçı :)
AĞRI
Ağrı Dağı, İshak Paşa Sarayı, Balık Gölü, Göktaşı Çukuru, Gürbulak Sınır Kapısı, Günbuldu Mağaraları
AFYON
Haşhaş, Kaymak, Afyon Sucuğu, Afyon Mermeri, Çağlayan Mesire Yeri, İscehisar Kayalıkları, Bayat Kilimleri, Hüdai, Gazlıgöl, Dinar ve Sandıklı Kaplıcaları, Kurtuluş Savaşı mevzileri, Ahmet Necdet Sezer
AKSARAY
Ihlara Vadisi, Eğri Minare, Yılanlı Kilise, Sultanhanı ve Ağzıkarahan Kervansarayları, Acemhöyük, Manastır Vadisi, Antik Nora Şehri
AMASYA
Amasya Elması, Borabay Gölü, Amasya Kalesi, Kral Kaya Mezarları, Ahşap Amasya Evleri, Darüşşifa ( Akıl hastalarının müzik ve su sesiyle tedavi edildiği ilk yer ), Şehzadeler Şehri
ANKARA
Ankara Kalesi, Anıtkabir, Tiftik Keçisi ( Ankara Keçisi ), Hacı Bayram Veli Türbesi, August Tapınağı, Roma Hamamı, Gordion ( Frigyanın Başkenti ), Atakule, Karum İş Merkezi, Kızılcahamam-Ayaş Kaplıcaları, Beypazarı Evleri, Ankara Tavşanı, TBMM, Çankaya Köşkü
ANTALYA
Düden-Kurşunlu-Manavgat Şelaleleri, Dim-Damlataş-Karain Mağaraları, Olimpos-Beydağları-Köprülü Kanyon Milli Parkları, Konyaaltı-Lara-Patara Plajları, Turunçgil ve Seracılık Üretimi ile Alanya, Side, Manavgat, Kemer, Kalkan, Kaş Gibi Turizm Merkezleri, Tarihi Kaleiçi Evleri, Altın Portakal Film Yarışması, Kesme Çiçek Üretimi, Aspendos, Perge, Fhaselis, Termessos, Olympos Antik Kentleri
ARDAHAN
Kaşar Peyniri, Çıldır Gölü, Kete
ARTVİN
Boğa Güreşleri, Barhal Kilisesi, Sarp Sınır Kapısı, Çoruh Nehri, Karagöl - Sahara ve Hatilla Vadisi Milli Parkları, Kete, Peynir Eritmesi, Yaylaları, Zülfü Livaneli, Kazım Koyuncu
AYDIN
Deve Güreşleri, Büyük Menderes Nehri, Afrodisias-Milet-Didim-Priene Antik Kentleri ile Kuşadası, Aydın İnciri, Dilek Yarımadası Milli Parkı
BALIKESİR
Susurluk Ayranı ve Tostu, Manyas Gölü ve Manyas Yoğurdu, Ayvalık ve Edremit Zeytini, Kaz Dağları Milli Parkı, Bor mineralleri, Gönen-Manyas-Burhaniye Kaplıcaları, Kaz Dağları Sarıkız Şenlikleri, Şahin Deresi Kanyonu, Sütüven Şelalesi, Ayvalık-Altınoluk-Akçay-Ören Turizm Merkezleri, Hasanboğuldu, Tahtakuşlar Etnografya Müzesi, Balıkesir Kolonyası
BARTIN
Amasra Kalesi, İnkum Plajı, Bartın Çayı
BATMAN
Hasankeyf Türbesi ve Kalesi, Petrol Rafinerisi
BAYBURT
Bayburt Kalesi, Şehit Osman Türbesi, Aydıntepe Yeraltı Şehri, Sırakayalar Şelalesi
BOLU
Yedi Göller, Abant, Gölcük, Sünnet Gölleri, Mudurnu ve Göynük’ün Tarihi Ahşap Evleri, Kartalkaya Kış Sporları Merkezi, Mengen’in Aşçıları, Akkaya Travertenleri, Seben Kaya Evleri, Seben Elması, Aladağ Yaylaları, Mudurnunun Sarot ve Babas Kaplıcaları, Bolu Tüneli, Köroğlu
BURDUR
Sagalassos Antik Kenti, İnsuyu Mağarası, Burdur ve Salda Gölleri
BURSA
Yeşil Türbe, Ulu Cami, Kozahan, İznik Çinileri, Cumalıkızık Köyü ve Evleri, Uludağ Milli Parkı, Kestane Şekeri, Şeftali, Bıçak, Havlu, Gemlik ve Mudanya'nın Zeytini, İnegöl Köftesi, Çekirge-Oylat Kaplıcaları, İskender Kebabı, İnkaya Çınarı, Mihaliç Peyniri, İznik Gölü
BİLECİK
Şeyh Edebali ve Ertuğrul Gazi Türbeleri, Saat Kulesi, Türk Büyükleri Platformu, Osmanlının Kuruluş Yeri Söğüt İlçesi, Mermer Üretimi ve Bozöyük Seramiği
BİNGÖL
Kös Kaplıcası, Soğuksu Mesiresi, Buzul Gölleri, Kiğı Kalesi, Yüzen Ada ( Turnalar Gölü ), Kartal ( Karakuş ) Halkoyunu
BİTLİS
Nemrut Dağı, Nemrut Krater Gölü, Ahlat Kümbetleri, Tütün Üretimi, Süphan Dağı, Adilcevaz Kalesi, İhlasiye Medresesi, El-Aman Kervansarayı, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Beş Minare ( Şerefiye, Kalealtı, Ulu, Meydan ve Gökmeydan Camileri )
ÇANAKKALE
Gökçeada ve Bozcaada, Truva ve Assos Antik Kentleri, Gelibolu Şehitler Milli Parkı, Adatepe ve Çetmi (Yeşilyurt ) Köyleri, Dardanel Balık Konservesi, Domates ve Seramik Üretimi, Höşmerim ( peynir tatlısı ), Kendine Özgü Trakya Lehçesi
ÇANKIRI
Çankırı Kalesi, Taşmescit, Bülbül Pınarı Dinlenme Yeri, Kayatuzu Üretimi
ÇORUM
Yazılıkaya, Hattusaş, Alacahöyük Ören Yeri, Çorum Leblebisi ve Saat Kulesi
DENİZLİ
Pamukkale Travertenleri, Hierapolis Antik Kenti, Buldan Bezi, Havlu ve Bornoz Üretimi, Güney Şelalesi, Karahayıt Kaplıcaları, Kızıldere Jeotermal Kaynağı , Denizli Horozu
DİYARBAKIR
Diyarbakır Karpuzu, Malabadi Köprüsü, Diyarbakır Surları, Ergani Bakırı, Behrampaşa Camii, Delilo Halkoyunu, Deliller Hanı, Diyarbakır Sokakları, ( Küçeler ) Hilar Kayalıkları, Çermik Kaplıcası, Meryem Ana Kilisesi, Sarı Saltık Türbesi
DÜZCE
Samandere, Güzeldere, Aydınpınar, Sarıyayla, Saklıkent ve Aktaş Şelaleleri,Fakıllı, Sarıkaya ve Aksu Mağaraları, Akçakoca Turizm Merkezi, Efteni Gölü ve Kaplıcası, Konuralp Müzesi, Sakarca, Topuk, Kardüz, Odayeri , Torkul Yaylaları
EDİRNE
Selimiye Camii, Rüstempaşa Kervansarayı, Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Ayçiçeği-Pirinç ve Beyaz Peynir Üretimi, Uzunköprü, Trakya Lehçesi
ELAZIĞ
Harput Kalesi ve Şehri, Keban Baraj Gölü, Hazar Gölü, Buzluk Mağarası, Çaydaçıra Halkoyunu, Ağın Kaplıcası, Gakkoşluğu
ERZURUM
Palandöken Kayak Merkezi, Çifte Minareli Medrese, Tortum Şelalesi, Oltu Taşı, Aziziye Tabyaları, Üç Kümbetler, Çağ Kebabı, Tepsi Minare ( Saat Kulesi ), Erzurum Kalesi, Rüstem Paşa Bedesteni, Erzurum Kongresi Binası, Çobandede Köprüsü, Narman Peribacaları
ERZİNCAN
Girlevik Şelalesi, Ekşisu Kaplıcası, Tulum Peyniri, Bakır İşlemeciliği, Aygır Gölü, Buz Mağaraları, Eğinin ( Kemaliye ) folklörü
ESKİŞEHİR
Lületaşı, Porsuk Çayı, Midas Tapınağı, Anadolu Üniversitesi, Yunus Emre Türbesi, Tarihi Odun Pazarı Evleri, Yazılıkaya Frig Vadisi ( Midas Kenti ), Uyuz, Çifteler ve Yarıkçı Hamamları, Çatacık Ormanları ve Mesire Yeri, Eti Bisküvileri, İnönü Planör Kampı, Sivrihisar Ermeni Kilisesi
GAZİANTEP
Antepfıstığı, Antep Baklavası, Zeugma - Karkamış-Yesemek Antik Kentleri, İplik Sanayi, Karpuzatan ve Dülükbaba Mesire Yerleri, Antep Mutfağı, Ekonomisi, Baharatları
GÜMÜŞHANE
Tomara ve Torul Şelaleleri, Satara Antik Kenti, Kuşburnu Çayı ve Marmeladı, İmera Manastırı ve Gümüşhane Evleri
GİRESUN
Giresun Kalesi, Fındık Üretimi, Hayırsız Ada, Şebinkarahisar Kalesi, Kümbet, Bektaş, Gölyanı, Kulakkaya ve Sisdağı Yaylaları, Aksu Şenlikleri, Pınarlar Şelalesi Aygır Gölü, Giresun Kalesi, Gedikkaya
HAKKARİ
Cilo ve Sat Dağları, Buzul Gölleri, Zap Suyu, Ters Lale ( Ağlayan Lale ), Şemdinli Balı, Sümbül Dağı, Hakkari Kilimleri, Yılmaz Erdoğan
HATAY
Antakya Mozaik Müzesi, Harbiye Mesire Yeri, Arsuz Plajları, İskenderun Demir-Çelik Fabrikaları, Soğukoluk Mesire Yeri, Künefe Tatlısı, Sen Piyer Kilisesi, Erzin Kaplıcaları, Baharatları
IĞDIR
Pamuk Üretimi, Alçakta Olmasından Dolayı Özel İklimi (pamuk vs. yetişmesine olanak verir)
ISPARTA
Kovada Gölü Milli Parkı, Isparta Gülü, El Dokuması Isparta Halıları, Eğirdir ve Gölcük Gölleri, Isparta Elması,Yazılı Kanyon Milli Parkı, Pınargözü Mağarası, Davraz Dağı Kayak Merkezi, Süleyman Demirel
KAHRAMANMARAŞ
Maraş Dondurması, Döngel Mağaraları, Afşin-Elbistan Termik Santrali, Maraş Kalesi, Aşık Mahsuni
KARABÜK
Safranbolu Evleri, Safranbolu Lokumu, Demir-Çelik Fabrikası
KARAMAN
Hatuniye Medresesi, Yerköprü Şelalesi, Karaman Koyunu, Türkiyenin Bisküvi Üretim Merkezi, Karaman Elması
KARS
Kars Kalesi, Ani Harabeleri, Sarıkamış Kayak Merkezi, Kaşar Peyniri, Kaz Etli Pilav
KASTAMONU
Cehennem Deresi Kanyonu, Ilgarini Mağarası, Tosya Pirinci, Taşköprü Sarımsağı, Ilgaz Dağı Milli Parkı, Kır Pidesi, Kürenin bakırı, El Değmemiş Sahilleri
KAYSERİ
Erciyes Dağı Kayak Merkezi, Kayseri Pastırması, Bünyan Halısı, Sultansazlığı Kuş Cenneti, Kapuzbaşı Şelaleleri, Gesi Bağları, Talas Kenti, Gevher Nesibe Tıp Merkezi, Ekonomisi, Ekonomistleri, Sakıp Sabancı
KIRIKKALE
Silah Fabrikaları, Petrol Rafinerisi
KIRKLARELİ
Dupnisa Mağarası, Alpullu Şeker Fabrikası, Hamitabat Doğalgaz Santrali, Dereköy-İğneada-Kıyıköy-Kastro gibi Sayfiye Yerleri , Temiz Sahilleri, Balıkçı Köyleri
KIRŞEHİR
Ahi Evran Türbesi, Hirfanlı Baraj Gölü, Seyfe Gölü, Petlas Lastik Fabrikası, Cacabey Medresesi, Mucur Yeraltı Şehri, Neşet Ertaş'ı, Muharrem Ertaş'ı
KOCAELİ ( İZMİT )
Pişmaniye, Değirmendere Fındığı, Hannibal’ın Mezarı, Petrokimya ve Otomotiv Sanayi, Osman Hamdi Bey Müzesi, Eski Hisar Kalesi, Saat Kulesi, Hereke Halısı, Kandıra Yoğurdu, Abdülazizin Av Köşkü, Kaiser Wilhelm Köşkü, Ballıkayalar Vadisi ve Beşkayalar Tabiat Parkları, Darıca Kuş Cenneti, Maşukiye, Kartepe ve Kuzu Yaylası, Çoban Mustafa Paşa Külliyesi
KONYA
Mevlana Türbesi, Alaeddin Tepesi ve Camii, Karatay Medresesi, Çatalhöyük Antik Kenti, Akşehir Nasrettin Hoca Şenlikleri, Balatini Mağarası, Ilgın Kaplıcaları, Mevlana Kültürü
KİLİS
Kilis Yorganları, Baharatları
KÜTAHYA
Porselen ve Çini İmalatı, Başkomutanlık Milli Parkı, Kütahya Kalesi, Aizanoi Antik Kenti, Tunçbilek-Seyitömer Linyitleri, Tavşanlı Leblebisi, Simav ve Gördes Halıları
MALATYA
Malatya Kayısısı, Günpınar Şelalesi, Pınarbaşı Mesire Yeri, Aslantepe Antik Kenti, Karakaya Barajı, Somuncu Baba Camii ve Balık Gölü, Sürgü ( Takaz ) Mesire Yeri, Arapgir Meydan Köprüsü, Battalgazi Kervansarayı, Sultansuyu Harası, Darende Kudret Hamamı, Kanalboyu Caddesi, Turgut Özal, İsmet İnönü
MANİSA
Sard Antik Kenti, Mesir Macunu, Spil Dağı Milli Parkı, Üzüm ve Tütün Üretimi, Soma’nın Linyiti, Ağlayan Kaya ( Nyobe ) Muradiye ve Ulu Cami Külliyeleri, Vestel Fabrikaları
MARDİN
Deyrul-Zafaran Manastırı, Mardin Kalesi, Taş Evleri, Telkari Gümüş İşlemeciliği, Dara Harabeleri ve Zinciriye Medresesi
MERSİN ( İÇEL )
Kız Kalesi, Cennet ve Cehennem Obrukları, Silifke Yoğurdu, Anamur Muzu, Turunçgil ve Seracılık Üretimi, Göksu Nehri, Sertavul Geçidi, Tarsus Şelalesi, Çamlıyayla ( Namrun ), Tantuni
MUĞLA
Bodrum, Marmaris, Datça, Fethiye, Dalyan, Göcek Gibi Turizm Merkezleri, Kelebekler Vadisi, Bodrum Kalesi, Beyaz Bodrum Evleri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Saklıkent Kanyonu, Ölü Deniz, Çamur Banyosu, İztuzu Plajı, Sedir Adası, Knidos-Letoon-Kaunos-Labranda-Keramos Antik Kentleri, Milas Halıları, Halikarnas Balıkçısı, Marmaris Çam Balı, Sığla Ağacı ve Yağı, Dalyan
MUŞ
Muş Ovası, Malazgirt Anıtı, Gaz Gölü
NEVŞEHİR
Peribacaları, Derin Kuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri, Hacı Bektaşi Veli Türbesi, Üzüm Bağları ve Şarabı, Patates Üretimi, Testi Kebabı, Avanos’un Çanak Çömlek İşçiliği, Göreme Açık Hava Müzesi
NİĞDE
Saat Kulesi, Aladağlar, Bolkar Dağları, Türkiye’nin Elma ve Patates Deposu, Kuşkayası Mezarlığı, Çiftehan Kaplıcaları
ORDU
Türkiye’nin Fındık ve Bal Deposu, Boz Tepe, Çamlık Mesire Yeri, Yason Burnu ve Kilisesi, Keyfalan Yaylası, Hekimoğlu Hikayesi
OSMANİYE
Toprakkale Kalesi, Hemite Kalesi, Karatepe-Aslantaş Açık Hava Müzesi, Karaçay ve Şarlak Şelaleleri, Zorkun Yaylası, Haruniye Kaplıcası, Yerfıstığı Üretimi
RİZE
Çay Bahçeleri, Kaçkar Dağları, Ayder ve Çamlıhemşin Yaylaları, Anzer Balı, Zilkale ve Buzul Gölleri, Elevit Şelalesi, Palovit Yaylası, Fırtına Deresi Vadisi, Rize Kalesi, Rize Bezi, Hemşin Dili ve Kültürü
SAKARYA
Sapanca ve Poyrazlar Gölleri, Akyazı Kuzuluk Kaplıcaları, Sakarya Nehri, Patates ve Soğan Üretimi
SAMSUN
Tütün Üretimi, Çarşamba ve Bafra Delta Ovaları, Havza ve Ladik Kaplıcaları, Atatürk Anıtı, Bafra Pidesi
SİNOP
Sinop Kalesi, Boyabat Pirinci, İnceburun ( Türkiye’nin En Kuzey Noktası ), Ayancık Kerestesi, Erfelek Tatlıca Şelaleleri, İnaltı Mağarası, Akgöl, Sinop Hapishanesi, Keten Üretimi
SİVAS
Buruciye Medresesi, Gök Medrese, Kangal Çoban Köpeği, Kangal Balıklı Kaplıcası, Divriği’nin Demiri, Pir Sultan Abdal ve Aşık Veysel, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifa, Çifte Minareli Medrese, Sızır Şelalesi ( Gemerek ),Tödürge Gölü ( Zara )
SİİRT
Veysel Karani Türbesi, Büryan Kebabı, Perde Pilavı, Saat Kulesi, Siirt Yünlü Battaniyeleri, Derzin Kalesi, Billoris Kaplıcası, Jirkan Kilimi, Misafirperverlik
TEKİRDAĞ
Şarköy Üzümü ve Şarabı, Tekirdağ Rakısı, Ayçiçeği, Tekirdağ Köftesi, Rakoçzi Müzesi, Rüstempaşa Camii, Kumbağ, Sanayi
TOKAT
Tütün Üretimi, Niksar Ayvaz Suyu, Almus Baraj Gölü, Ballıca Mağarası, Topçam Yaylası, Zinav Gölü, Gök Medrese, Tokat Çemeni, Sulu Saray ( Sebastapolis ) Tokat Kebabı, Yazma Üretimi
TRABZON
Sümela Manastırı, Atatürk Köşkü, Uzungöl, Zağanos Köprüsü, Hamsiköy Sütlacı, Kadırga Yaylası, Trabzon Bileziği, Akçaabat Köftesi, Boztepe, Beton Helva ve Vakfıkebir Odun Ekmeği, Ayasofya Müzesi, Horon, Kisarna ( Bengisu ) Madensuyu, Sultan Murat Yaylası, Kızlar Manastırı
TUNCELİ
Munzur Vadisi Milli Parkı, Düzgün Baba Dağı, Bağın Ilıcası, Munzur Gözeleri, Tek dişli Munzur Sarımsağı, Eğitimlilik
UŞAK
Deri, Kilim ve Battaniye Sanayii, Şeker Fabrikası ( Türkiye’deki İlk Şeker Fabrikası ), Akse Çamlığı, Hamam Boğazı Şifalı Suları
VAN
Van Kedisi, Akdamar Adası, Van Gölü, Hoşap Kalesi, Muradiye ve Bendimahi Şelaleleri
YALOVA
Termal Kaplıcaları, Armutlu Kapıcaları, Atatürk Köşkü Müzesi, Yalova Topçular Faribot İskelesi ile bir geçiş noktasıdır.
YOZGAT
Saat Kulesi, Yozgat Çamlığı Ulusal Parkı, Kerkenez Harabeleri (Keykavus Kalesi), Akdağ Ormanları
İSTANBUL
Topkapı Sarayı, Sultanahmet ve Süleymaniye Camileri, Yerebatan Sarnıcı, Kapalıçarşı, Mısırçarşısı, İstiklal Caddesi, Dolmabahçe ve Çırağan Sarayları, Yıldız-Gülhane - Emirgan Parkları, Çamlıca Tepesi, Prens Adaları, Rumeli Hisarı, Haliç Piyerloti, Kız Kulesi, İstanbul Boğazı, Minyatürk, İstanbul Surları, Galata Kulesi, Sultanahmet Meydanı, Aya İrini Müzesi, Eyüp Sultan Camii, Boğaz Köprüleri, Bozdoğan Kemeri, Fener Rum Patrikhanesi, Başlı Başına Bir Şehirdir.... Özellikleri saymakla bitmez
İZMİR
İzmir Saat Kulesi, Kadife Kale, Meryem Ana Evi, Kültürpark, Efes-Bergama Antik Kentleri, Balçova Kaplıcaları, Kemeraltı Çarşısı, Çamaltı Tuzlası ve Kuş Cenneti, Çeşme Kalesi, Kordon Boyu, Asansör, Kızlar Ağası Hanı, Birgi Çakırağa Konağı, İzmir Köfte, Lokma ve Kemalpaşa Tatlıları, Foça, Çeşme, Seferihisar, Selçuk, Alaçatı Turizm Merkezleri, Güzel Bir İlimiz
ZONGULDAK
Taşkömürü ( Karaelmas ), Cehennemağzı, Gökgöl ve İnağzı Mağaraları
ŞANLIURFA
Urfa Kalesi, Urfa Sıra Geceleri, Halil-ül Rahman Gölü ( Balıklı Göl ), Harran Harabeleri, Ceylanpınar Üretme Çiftliği, Çiğ Köftesi, Kelaynak Kuşları, Halfeti Evleri, Pamuk Üretimi, Hz.Eyüp Mağarası, Şuayip Şehri ve Mağarası
ŞIRNAK
Cudi Dağı, Kasrik Boğazı, Habur Sınır Kapısı, Mem-u Zin Türbesi
1 Ekim 2007 Pazartesi
Havadan Turkiye Fotolari Buyuk ilgi Gordu
Bu fotoğraflar gerçekten harika.. Kesinlikle görmelisiniz. Alp Alper'in ellerine sağlık. Türkiye'nin göz kamaştıran güzelliği yine ön planda.. Türkiye'yi yeterince tanıtabilirsek Turizm bir çok açıdan ülkemize faydalı olacaktır. Ama kötü konularla gündeme geliyor ve puan kaybediyoruz..
Uçuş deneyimlerini fotoğraf hobisiyle birleştirip, Türkiye’yi gökyüzünden görüntüleyen ve 300 metre yükseklikten bakılan Anadolu’nun güzelliklerini dünyaya açan Alp Alper, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çalışmalarını 1999 yılında yaşanan ve bir çok yapıyı yerle bir eden depremin ardından başlattığını bildirdi.
Alp Alper, 1992 yılının nisan ayında Türk Hava Yolları’nın açtığı sınavları kazanarak Yolcu Hizmetleri Trafik Personeli olarak göreve başladığını, daha sonra THY bünyesinde bulunan "uçuş uzmanlığı" kadrosuna geçtiğini, her ay 30-40 saatlik uçuşlara katıldığını anlattı.
Bu görevler esnasında da pek çok güzelliği havadan detaylı olarak görme şansına sahip olduğunu belirten Alper, bu şansını, okul yıllarında hobi olarak başladığı fotoğrafçılık ile birleştirmeye karar verdiğini, bu sayede, bir doğa harikası olan İstanbul ve havadan görme fırsatı bulduğu eşsiz güzelliklerin fotoğrafını çekmeye başladığını söyledi.
Alper, şunları kaydetti:
"Deprem oldu ve gördüğümüz manzara hepimizi çok üzdü. Değerlerimizi doğal afetlerle kaybediyorduk. Türkiye’nin güzelliklerini gökyüzünden görüntülemek için bir proje oluşturduk.
12 BİN FOTOĞRAF
Alper, proje için arkeologlar, pilotlar, tarihçiler ve ressamlarla çalıştığını, fotoğrafını çekeceği her yerin önce koordinatlarını belirlediklerini, sonra da en iyi zamanı bulmaya çalıştıklarını, mevsimi, saati bile seçtiklerini belirtti.
Canon EOS 1N filmli makine kullandığını, dijital makineyle tek kare bile çekim yapmadığını belirten Alper, "Dijital çekmek kolaylık, ama heyecanı yok. Filmin karesinde ne çıkacak, nasıl çıkacak heyecanlı bir bekleyiş. Tam 12 bin fotoğraf çektim. Bunların arasından 220’sini elimiz titreyerek seçtik ve kitaplaştırmaya karar verdik" dedi.
Geçen yıla kadar THY Atina İstasyon Şefliği görevini yürüten Alper, Türk yayınevlerinin ilgilenmediği "1000 Feet’ten (yaklaşık 300 metre)
Türkiye" adlı kitabını bir Yunan yayınevinin bastığını, Yunanistan’da kitabın 2 bin, Türkiye’de de bin 500 adet satıldığını kaydetti.
Atina’da kitabın ilk piyasaya çıktığında uzun süre best-seller (en çok satanlar) listesinde üçüncü sırada yer aldığını ifade eden Alper, şöyle devam etti:
"Yunanlar bizim değerlerimize bizden daha çok ilgi gösteriyorlar. Bu kitap kültürel mirasımızı gözler önüne seriyor. Bunu bir yana bırakın Türkiye’nin karşı karşıya olduğu küresel ısınma tehditlerini de ortaya koyuyor.
Tuz Gölü’nün nasıl kuruduğunu veya Türkiye’deki çölleşmeyi net bir şekilde görüyorsunuz. Bu nedenle fotoğraflar gelecek için de önem taşıyor. Bir sonraki işim Mısır’ı ve İtalya’yı havadan fotoğraflamak.
Türkiye’nin doğal güzellikleri için iki projem daha var ama sponsor bulacak mıyım bilmiyorum?" Alper, ilk sergisini Atatürk Havalimanı’nda açtığını, daha sonra İstanbul’daki bir alışveriş merkezinde ve Samsun’da da fotoğraflarının gösterildiğini söyledi.
Alper, Türkiye’nin yurt dışında tanıtımına katkıda bulunmak amacıyla Atina’da 2, Polonya ve Güney Afrika’da birer fotoğraf sergisi açtığını bildirdi.
8 Eylül 2007 Cumartesi
Turkiye'nin Sakli Cennetleri
Türkiye'nin saklı cennetleri
Tarihi ve doğal zenginliklerle göz kamaştıran Türkiye'de, bugüne kadar çok fazla dikkat çekmemiş ve az bilinen bir çok yer keşfedilmeyi bekliyor. İşte o saklı cennetler...
Suuçtu Şelalesi
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesi yakınlarında bulunan Suuçtu Şelalesi, sahip olduğu doğal güzelliklerle tam bir görsel şölen sunuyor. Bursa�ya 100, Mustafakemalpaşa'ya ise 20 kilometre uzaklıktaki Suuçtu Şelalesi, 38 metre yüksekten düşen suyu ve çevresindeki zengin bitki örtüsüyle adeta bir "doğa harikası" olarak yıllardır tatilcileri kendine hayran
Av ve doğa turizmi hazinesi Kocayayla
Bursa'nın tarihi oldukça eskilere dayanan Keles ilçesinde bulunan Kocayayla, av ve doğa turizmi ziyaretçilerini ağırlamak için gün sayıyor. Kocayayla Gediksiret mevkisinde belediyeye ait araziye "yap-işlet-devret" modeliyle ağaç evler inşa ediliyor. Doğayla iç içe inşa edilen ahşap evlerde, temiz ve serin havada tatil yapmak isteyen vatandaşlar konuk edilecek. Proje tamamlandığında Kocayayla, şehir hayatından sıkılıp tatilini doğayla baş başa geçirmek isteyenler için yeni bir alternatif olacak. Av ve doğa turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip Kocayayla, yakın bir tarihte doğayla başbaşa kalınabilecek yeni bir yaşam alanı olarak kapılarını açacak.
Koyları ve doğasıyla Karaburun
İzmir'in en küçük ilçesi Karaburun, yapılaşmanın görülmediği birçok koyu ve doğasıyla, Türkiye'nin bilinmeyen cennetleri arasında yer alıyor. İzmir ile arasındaki 130 kilometrelik yolun keskin virajlarla örülü olması nedeniyle ulaşım sorunları bulunan Karaburun, yarımada üzerindeki 1 belde ve 13 köyün merkezi konumunda. Güneyde Datça Yarımadası'na benzer coğrafi yapısıyla gizli cennetleri barındıran Karaburun Yarımadası, doğa harikası koy ve plajları bünyesinde barındırıyor. Karayoluyla ulaşımın olmadığı birçok koyu sadece tekne turlarıyla görmek mümkün. Bölge, bu özelliğiyle yaz sezonunun en canlı döneminde bile tenha kalmayı başarabiliyor.
Aşk acısını dindiren şelale
Ulus ilçesinde, mitolojik hikayeye göre, aşk tanrısı Eros'un, eşi Hera kendisini artık sevmiyor diye intihar eden Selamnos'un bedenini dönüştürdüğü şelaleden su içen, mendil ıslatan ya da yüzünü yıkayanlar, yaşadıkları aşk acılarından arınıyorlar. İlçeye bağlı Ulukaya köyündeki Ulukaya Şelalesi, çevresindeki doğa güzelliklerinin yanı sıra efsanesiyle de yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Eşinin kendisini sevmemesine üzülen Selamnos, Ulukaya'nın zirvesine çıkarak Hera'nın ismini haykırıp, kendisini boşluğa bırakır. Aşk tanrısı Eros, aşk acısının böyle sonlanmasını istemediğinden Selamnos�un bedenini yere değer değmez şelaleye dönüştürerek suyu kutsar. Kim şelaleden su içerse, mendil ıslatırsa ya da yüzünü yıkarsa Selamnos'un acıları azalır, içinde yeni ya da geçmişten kalma aşk acısı yaşayanlar da bundan arınırlar.
Ağaç müzesi Yenice
Tropik bölgeler dışında dünyada pek az ormanda görülebilecek kadar çok sayıda ağaç türünü barındıran Yenice ilçesi ormanları, adeta ağaç müzesi görümüyle görenleri cezbediyor. Uludağ göknarı, doğu kayını, sarı çam, karaçam, camiyanı karaçamı, kızılçam, Istıranca meşesi, Virgiliana çınarı, ceviz, dişbudak, kızıl ağaç, fındık, porsuk, yabani kiraz, gümüş ıhlamur, adi ıhlamur, akağaç, kızılcık, şimşir, ahlat, kontus defnesi, kurt bağrı, erguvan ve jasminum gibi çeşitli ağaç türlerinin yanı sıra bazı ağaçların olağanüstü çap ve boya ulaşan örneklerinin oluşu, zengin yaban hayatı potansiyeliyle bölge eşsiz bir ekosistem özelliği gösteriyor. Ormanların oluşturduğu oksijen kuşağı, kent turizmi için önemli kaynak gösterilerek, turizm bölgesi olmaya yönelik projeler üretiliyor
Kayacık vadisi
Mersin'in Erdemli ilçesine bağlı Limonlu beldesine 10 kilometrelik mesafede, sarp yoldan Toroslar'a doğru gidilerek ulaşılan Kayacık Vadisi, sık ağaç yapısı ve buz gibi akan çayı, "saklı cennet"i andırıyor. Eşsiz doğa güzelliği ile büyüleyen vadi, kendisini keşfedebilen tatilcilere doğa ile iç içe kuş sesleri arasında dinlenme olanağı sunuyor. Mersin merkezden 45 kilometre uzaklıktaki Limonlu beldesinden sonra Toros Dağları'na doğru 10 kilometrelik sarp yoldan gidilerek ulaşılan Kayacık Vadisi, Lamas Çayı'nın üzerini neredeyse kapatan sık ağaç yapısı ve çevredeki yüksek kayalıklarla adeta kendini gizliyor. Suya ve kayalara sık ağaçların arasından süzülerek yansıyan güneş ışınlarının da eklenmesiyle gizemli bir hale bürünen vadi, kendisini keşfedenlere ise doğa ile iç içe, kuş sesleri arasında dinlenme ve şehir yaşamının stresinden uzaklaşma olanağı sunuyor. Bu arada, tatilcilerin uğurlu olduğuna inanılan kayalıklar üzerindeki ağacın yanına gelerek dilek tuttuktan sonra vadiden ayrıldıkları gözleniyor.
Direkli Mağarası
Kahramanmaraş-Kayseri karayolunun 40. kilometresindeki Yukarı Döngel köyü sınırları içerisinde bulunan Direkli Mağarası da tarih meraklılarının ilgisini çeken merkezlerden biri. Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cevdet Merih Erek, mağarada ilk kez 1959 yılında Prof. Dr. Kılıç Kökten tarafından kazı çalışmalarının yapıldığını ve bilim dünyasına tanıtıldığını belirterek Yontma Taş Çağı�na ilişkin materyallere ulaşıldığını söyledi. Direkli Mağarası'ndaki kazının, Kahramanmaraş'ta 1959'dan bu yana yapılan Türklerin yaptığı ilk arkeolojik kazı olduğunu dile getiren Erek, "Kazılarda bulduğumuz bir ocak ve çevresindeki işlik yerleri sevindirici bilgiler sağlamıştır" dedi.
Doğu Karadeniz'in güzellikleri
Doğu Karadeniz doğal, kültürel ve tarihi değerlerinin yanı sıra henüz tam anlamıyla turizmin hizmetine sunulmamış varlıklarıyla da ilgi çekiyor. Trabzon'un batı sahilinde şehir merkezine 8 kilometre uzaklıkta Yıldızlı Beldesi sınırları içerisinde yer alan Sera Gölü, denize 2 kilometre mesafededir. Göl, 1950 yılında meydana gelen bir toprak kayması sonucunda oluşmuştur. Sera Gölü, hem doğal güzelliği hem de çevresindeki tesislerle ziyaretçilere güzel imkanlar sunuyor.
Doğu Karadeniz'in güzellikleri
Çal Mağarası, Düzköy ilçesinde bulunan bir yer altı su kanalı. Mağaranın girişi geniş olmakla birlikte giderek daralıyor belli bir uzaklıktan sonra genişlik 1 metreye kadar düşüyor. Tavan yükseklikleri kırık sistemlerine bağlı olarak büyük değişkenlik gösteriyor. Girişten sonra 200 metrede iki kola ayrılan mağaranın, sola ayrılan kolu yaklaşık 125 metre uzunluğunda. Bu kolun sonundaki odadan gelen suyun aktığı bir baca bulunuyor. Sağ kolun ulaşılabilen kısmı yaklaşık 300 metre. Bu kolun yaklaşık 60 metre ilerisinde küçük bir göl ve çağlayan yer alıyor.
Doğu Karadeniz'in güzellikleri
Giresun'da kısa bir süre önce keşfedilen Gölyanı Yaylası'nın Türkiye�de ekoturizmin gözdesi olacağına inanılıyor. Giresun Kültür ve Turizm Müdürü Emin Yılmaz, Yağlıdere ilçesi sınırları içinde yer alan Gölyanı Yaylası'nın, 50 dolayındaki otantik yayla evi, gölü ve ladin ağaçlarından oluşan ormanlık alanlarıyla görenleri büyülediğini belirtti. Yılmaz, bir süre önce doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Gölyanı Yaylası�nın Türkiye'de eko turizmin gözdesi olacağına inandıklarını ifade ederek, orman yoluyla ulaşımı sağlanan Gölyanı Yaylası'na yapılaşma yasağı getirildiğini kaydetti.
Doğu Karadeniz'in güzellikleri
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesi ile Ayder Yaylası arasında bulunan Tar Deresi Vadisi'ndeki birçok küçük düşümlü şelalenin yanı sıra, 250 metre yükseklikten akan Bulut Şelalesi�nin, seyir zevkine doyum olmayan bir görüntü sergiliyor Çamlışemşin'in Palovit Yaylas'nda bulunan ve yeşillikler arasında 15 metre yükseklikten akan Palovit şelalesi, Kalkandere'deki 16 metrelik Vandri şelalesi, İkizdere'deki 15 metrelik Manle ile 20 metrelik Cimil şelaleleri, Rize�ye gelenlerin mutlaka görmek istediği yerler arasında yer alıyor. Yine Çayeli ilçesindeki Ağaran şelalesi ile İkizdere'deki Gelintülü şelalesi, görülmeye değer şelaleler arasında bulunuyor.
Kırklareli'nin ayak basılmamış plajları
Kırklareli'nin Tekirdağ il sınırında ve Bulgaristan sınırına kadar uzanan kıyı şeridinde pek fazla bilinmeyen Kıyıköy, İğneada ve Panayır İskelesi plajları, şehir dışından gelenlerin uğrak yerlerinden biri oldu. 40-50 metre genişliğinde 10 kilometre uzunluğunda plaja sahip İğneada, karavan ve çadır turizmine de ev sahipliği yapıyor. Kıyıköy ve İğneada beldelerinde az da olsa otel ve pansiyonların bulunmasına rağmen, yörede turizm henüz istenilen seviyede değil. Kumsal ve ormanlık alanların bir arada olduğu Kırklareli sahillerinde dinlenenler, yeşilin her tonuna tanıklık ederken, güneşin ve denizin de tadını çıkarıyor. Gürültü kirliliğinden uzak Kırklareli'nin doğasını yaşamak isteyenler, kendi imkanları ya da günübirlik turlarla yöreye gelebiliyorlar.
Eğirdir Gölü
Göller bölgesinin merkezi konumunda olan Eğirdir, göl turizminden yaygın şekilde yararlanıyor. Uzun süreden beri turistlerin rağbet ettiği bölgede, sınırlı sayıdaki otel ve pansiyonlar turizm mevsiminde tamamen doluyor. Kovada Gölü Milli Parkı, Kasnak Meşesi Tabiatı Koruma Alanı, Çandır-Baraj çevresi, Eğirdir Gölü Hoyran kısmı, Burdur Gölü�nün Keçiborlu ilçesi sınırları, Beyşehir Gölü�nün Yenişarbademli ve Şarkikaraağaç ilçelerini kapsayan alanlar ise kuş gözlemciliği için elverişli alanların başında yer alırken, her yıl bölgeye İngiltere ve Fransa�dan kuş gözlemcileri geliyor. Kış aylarında Eğirdir Gölü'nde, küçük karabatak, Macar ördeği, elmabaş patka, tepeli patka, sakarmeke gibi kuşlar barınıyor. Burdur Gölü ise soyu dünya çapında tehlike altında olan dikkuyruklar için önemli kışlama alanı olarak gösteriliyor. Ayrıca Mahmuzlu kızkuşu da Burdur Gölü çevresinde kuluçkaya yatıyor. Beyşehir Gölü de Macar ördeği, elmabaş patka ve sakarmeke ile kuş gözlemcilerinin ilgi gösterdiği yerlerden biri.
Milliyet Galeri Haber
Post Keywords: saklı cennet, gizli cennet, secret places, turkey in holiday, holiday, summer, yayla, turizm, kışlak, yazlık, tatil, cennet köşeler, cennet mekanlar, Türkiye bir cennettir..

